Değer Zincirinde Sağlam Bir Halka Olmak

Değer Zincirinde Sağlam Bir Halka Olmak

Türk Turizmi 2012 yılında yaklaşık 37 milyon yabancıyı misafir etti, 2013 yılı için bu rakamın artacağı yönünde göstergeler tüm sektör oyuncularınca konuşulmaktadır. 2001 yılında 13.450.127 kişi olan yabancı turist sayısı 2012[1] yılı sonunda 36.776.645 kişiye ulaşmıştır, son 12 yıl da sektör kişi bazında yaklaşık 3’e katlanmıştır. Döviz gelirlerine bakıldığında 10.50.728 $ olan gelirler 29.351.446 $ olarak gerçekleşerek yaklaşık 3’e katlanmıştır. Ortalama harcama miktarına bakıldığında 2001’de 777 $ harcayan turist 2012’de 798 $ harcamaya ulaşmıştır. Elbette kişi sayısındaki artış ile kazanılan dövizdeki benzer katlanışların, ortalama harcamaya etkisi benzer olmayacaktır. Bu veriler ülkemizde sektörün niceliksel artışlarını göstermektedir. Ancak hala daha çok harcama yapacak turistleri ülkemize çekmede çok da başarılı olmadığımız görülmektedir. Gelen turistin çok para harcamasını sektördeki tüm unsurlar istemektedir, hatta turist bile daha çok para harcamak istiyor olabilir!?

 

Globalleşen dünyada turizm ülkeler için en önemli endüstrilerden biri olarak değerlendirilmektedir. Özellikle ithal girdileri kullanma açısından en geri sektörlerden biri olan turizm, hem cari açığı kapatmakta hem de hizmet sektörü olması nedeniyle istihdama büyük katkı sunmaktadır. Türkiye 2023 Turizm Stratejisi hedeflerine bakıldığında 63 milyon turist ve 86 milyar $ turizm geliri ve turist başına 1350 dolar harcama hedefi öngörülmüştür. 2023 yılı hedefinde iç turizm pazarından 20 milyon kişinin yararlanacağı varsayılmaktadır.  

 

Türkiye bu hedeflere ülkemizin her yanına dağılmış durumda bulunan sağlık, termal, yaz, kış ve doğa sporları, kültürel açıdan önemli yer ve yerleşimlerin tek tek ele alınmasından çok bunların birbirleriyle entegrasyonu sayesinde daha cazip ve daha güçlü alternatif varış noktaları ve güzergahlar oluşturularak ulaşılması öngörülmektedir. Güçlü bir turizm güzergah ve bölgesel varış noktası oluşturulması ile bölgeler içinde zayıf kalan yerleşimlerin kültürel, el sanatları, yeme içme tesisleri ve konaklama imkanları ile güçlenmeleri da sağlanmış olacaktır.[2]

 

2023 hedefinde Türkiye turizminin gelişimi için en uygun ulaşım türünün havayolu olacağı öngörülmüştür. Bölgesel hava taşımacılığına işlerlik kazandırılarak yurt içindeki seyahat sürelerinin kısaltılarak turistlerin sıkılmadan ve daha az zaman kaybı ile seyahatlerini tamamlamaları amaçlanmıştır.

 

2023 turizm vizyonunda karayolu konusunda öncelikle vurgulanan karayolu yolcu taşımacılığı değer zincirinde zayıf halka olarak görüldüğü ve bu zayıf halkanın güçlenmesi için toplu taşıma modlarının (metro vb.) havayolu ile entegrasyonuna ve daha kesintisiz bir ulaşım modeline ihtiyaç olduğu vurgulanmaktadır, Bu amaçla yeni hava limanları, yat limanları ve özellikle kruvaziyer limanları önemli fırsatları beraberinde getirmesi beklenmektedir.[3]

 

2023 vizyonunda değer zincirinde zayıf halka olarak görülen karayolu turizm taşımacılığı, kapıdan kapıya esnek taşıma yaparak diğer taşıma modlarına karşı sağladığı stratejik avantajını bir baskı unsuru yada vazgeçilmezlik olarak değil değer zincirinde yer alan diğer unsurlar kadar sağlam ve güçlü olma yol ve yöntemlerini bulmalı; entegre taşıma uygulamaları konusunda teorik ve pratik uygulamalara geçme çalışmaları yapmalıdır. Bu sadece turizm taşımalarına yüklenilmeyecek ağır bir sorumluluktur, son yıllarda karayollarına yapılan çok büyük yatırımlara karşın ülkemiz karayolu ağının AB ülkelerinin ortalamasının oldukça altında olduğu ve hedeflenen turizm sonuçlarına ulaşmak için yeni ulaşım bağlantılarının oluşturulması ve var olan ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi ile karayolunda sağlanmasının gerekliliği de 2023 vizyonun da vurgulanmaktadır.[4]

 

Turizmin sinir ağı olan turizm taşımacılığı turistik faaliyetlerin sorunsuz bir şekilde yürütülerek hizmet kalitesinin belirleyici başat unsurudur; bu unsur öncelikle müşteri memnuniyetini etkilemektedir. Turizm taşımacıları sektörün vitrinidir, vitrindeki kötü ve aksayan hizmet tüm sektörü tehdit edebilmektedir. Niteliksiz insan kaynağının davranışları ve yaklaşımları yanında, sürücü ve araç kaynaklı kaza vb olaylar iç ve dış basında yankı bularak sektörün tümünü zor duruma sokabilmektedir. 

 

Turizm taşımacılığı sektörü gelişen turizm potansiyeli ile birlikte büyüme imkanları olan bir sektör olarak karşımıza çıkmaktadır. Turizm taşımacılığı sektörü bu potansiyeli karşılama adına tarifeli taşıma sektöründe yaşanabilecek küçülmelerden kaçan araçların bir sığınma limanı görüntüsünden kaçınmalıdır. Turizm taşımacıları 2023 yılı hedefleri doğrultusunda kurumsal işletmelere dönüşerek, müşteri memnuniyetini artıracak araç ve insan kaynağı yatırımları ile birlikte turizm taşımacılığı hizmet standartlarını oluşturma çabası içerisine girmelidir. Bu çabalarda özellikle sivil toplum kuruluşlarının yönlendirici çabalarına ihtiyaç vardır, bu konuda sektörün en büyük ve en eski sivil toplum kuruluşu olan (Turizm Taşımacıları Derneği) TTDER’e büyük sorumluluklar düşmektedir.

 

Yrd.Doç.Dr.Kemal KARAYORMUK

 

 


[1] TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Geçici Verileri

[2] Türkiye Turizm Stratejisi 2023 Eylem Planı 2007-2013, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara, 2007

[3] Travel Gold Rush 2020, Amadeus, Madrid, 2007

[4] Türkiye Turizm Stratejisi 2023 Eylem Planı 2007-2013, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara, 2007

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close Bitnami banner
Bitnami