Yetki Belgeleri Birleştirilmesi..

İçler acısı bir dönemden geçiyoruz…
Bu dönem nasıl ve ne zaman geçecek onu da bilemiyoruz. Düşünün yaklaşık 9 aydır Karayolu yolcu taşımacılığı sektörü kan ağlıyor. Temel sorun işsizlik.
Destek meslek, hak getire. Sanki bu sektör devlet tarafından gözden çıkarılmış!
Sektörde, küçükten büyüğe tüm işletmelerin ayakta kalabilmeleri ve bu krizi atlatabilmeleri mucizelere bağlı…
Derdimizle, dertlenirken, bıraktık devleti, uçan kuştan medet beklerken;
Kamuoyunda Yetki belgelerinin birleştirilmesi konusunda Bakanlıkta çalışmaların olduğunu öğrenmiş bulunuyorum.
Açıkçası şaşırdım.
Karayolu yolcu taşımacılığı sektöründe zaman zaman özellikle sektörün sıkıştığı iş yapamadığı dönemlerde sektörde bazı kesimlerin gündeme getirdiği bu talep gene birileri tarafından kurcalanmış ve gündeme getirilmiş gibi görülüyor.

Üyesi olduğum İTO. Karayolu ve Lojistik ihtisas komisyonu; sekreterliği tarafından bana gönderilen epostadan öğrendiğim kadarıyla Bakanlık bu konuda bir çalışma başlatmış.
İlgili yazıda ”Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden alınan 01.12.2020 tarihli yazıda; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından alınan bir yazıya istinaden; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu (KTK) ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği (KTY) çerçevesinde faaliyette bulunan/bulunacak firmalar için, faaliyet alanlarına göre anılan Yönetmelikle belirlenmiş olan yetki belgesi türünün çok fazla olduğu, bahse konu yetki belgelerinin birleştirilmesi (faaliyet alanlarının genişletilmesi) suretiyle sadeleştirilmesi ve sayılarının azaltılması için, KTY’de gerekli düzenlemelerin yapılacağı belirtilmiştir.

İlgili yazıdan anladığımız kadarıyla amacın belgelerin azaltılması birleştirilmesi sayılarının azaltılmasının amaçlandığı belirtilmekte ve ilgili STK ve kurumlardan görüş istenmektedir.


Yazının içeriğine ve amacına bakıldığında, ne kadar masumane ve gerekli bir istek gibi görülüyor!
Bu kadar belge çok mu? Bana göre de çok!
Ama gelin işin biraz derinlemesine inelim bu masum ve haklı gibi görülen talebin altında yatan gerçekleri kamuoyuna açıklayalım…
Bu talebi öncelikle kim istiyor? Yolcu taşımacıları mı? Yük ve Eşya taşımacıları mı?
Bu sıkıntılı dönemde STK’lar olarak, toplanamadığımız yüz yüz tartışamadığımız bir dönemde neden gündeme getiriliyor.
AB’nin ülkemize dayattığı Otobüs ve Otokarlar ile Uluslararası Arızi Yolcu Taşımacılığı (INTERBUS) Anlaşması ile birilgisi var mı?
Bilmiyoruz bu süreçte öğreneceğiz.

Yetki Belgelerinin birleştirilmesi gerçekleşirse, en azından yolcu taşımacılığı açısından,
4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunun da değişiklik yapılması şarttır.
Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerle bu konu çözülemez.
Yeniden yeni bir yönetmelik düzenlenmesi gerekir diye düşünüyorum.

Ben belge sayılarını azalttım şu belgeyi bu belgeyle birleştirdim demekle olmuyor.

İkinci husus ise yasa ve yönetmelikle taşımacıya verilmiş taşıma hakkı ve faaliyetleri arasında kesin çizgiler çizilmeden ve mağduriyet yaratmadan belgelerin birleştirilmesi son derece zordur.
İşletmeler 2004 Yılından bu güne kadar uyum süreci yaşamış, yasa ve yönetmeliklerde belirtilen şartlara uyum sağlayabilmek için emek vermiş sermaye yatırmış, bilgi birikimine sahip olmuştur.
Şimdi on yedi yıl sonra sonra, olmadı bu maç geçersiz, maç baştan başlayacak.
Veya tekrarlanacak! Zar zor oluşturulmuş sistem sil baştan.

İşin aslını bilmiyoruz ben eşya tarafıyla pek ilgilenmiyorum, yurtiçi ve Uluslararası nakliyecilerin haklı gerekçeler ile talepleri olmuştur. Bilmiyorum, bu konuda yorum yapmayacağım.

Bilgim dahilinde Karayolu yolcu taşımacılığı konusunda fikrimi açıkça söyleyeceğim.

Bu talep kesin olarak B1 ve D1 Yetki belgeli taşımacılardan geliyor.
Şehirlerarası ve uluslararası tarifeli ve düzenli seferlerin azalması yolcu talebinin pandemi nedeniyle tamamen durma noktasına gelmesi, sektörün kendi içinde bir çözüm arayışına itmesinin sonucudur. Ancak bu isteği yapanların çıkacak sonucun bu sektörün tamamının lehine mi aleyhine mi olacağını iyi hesaplamaları gerekir diye düşünüyorum.

İş olmadığı için yatan, âtıl kapasite otobüslerimize yeni bir iş alanı yaratabilir miyiz ve az da olsa grup ve turizm taşıma potansiyelinden faydalanabilir miyiz düşüncesi görünüşte masum bir istek gibi görülebilir.
Kendilerince haklıdırlar. Pandemi nedeniyle getirilen seyahat kısıtlamaları, kapasite kısıtlamaları, nedeniyle ayakta kalmaları, işlerini sürdürebilmeleri mümkün görülmüyor. Küçük büyük işletmelerin durumları çok zor. Salgın ile belirsizlikler sürüyor, salgın öncesi hayata dönüleceğini düşünerek işlerin eskisi, gibi sürdürülebileceğini, yetki belgesi birleştirilmesiyle sektöre can suyu olabileceğini düzlüğe çıkabileceğini söylemek, bence hayaldir, abesle iştigaldir.

Ancak bu alan boş değildir. Peki tam tersini düşünelim arızi grup ve turizm araçlarının şehirler arası tarifeli düzenli seferlere girdiğini düşünelim yaklaşık 40 Bin araç 1874 İşletme,
Ne olur, acımasız rekabet, olmayan yolcunun kavgası, sektör tarumar olur açıkçası kargaşa çıkar!
Sektörde âtıl kapasite vardır ve sürekli artmaktadır. Pandemi döneminde görüldüğü gibi yolcu tercihi değişmiştir. B1, D1, B2, ve D2 türü yetki belgelerinde atıl kapasite vardır.
Öncelik, atıl kapasiteyi önleyecek, tedbirlerin alınması olmalıdır.


Bakanlık 17 Yıldır arkasında durduğu bu süre zarfında birden çok kanun ve yönetmelik değişikliğinde kesinlikle taviz vermediği belge birleştirilmesinden neden vaz geçiyor ve böyle bir çalışmayı başlatıyor?
Sektörün talebinden mi?
Yoksa geçen süre içinde uygulamalardan çoklu belge düzeninin istenen faydayı sağlamadığını gördüğünden mi?

2017 Yılında İstanbul’da düzenlenen, yönetmelik değişikliği çalıştayında öneri olarak sunulan ve benim muhalefet ettiğim; “D1 ve D2 Belgelerine aynı belge altında sahip olma” talebi yapılan değişiklikte dikkate alınmamıştı.

Çalıştayda gündeme getirilen bir başka talep te F belgelerinin (Bilet satış Acentecilik faaliyetlerinin) tek belge altında birleştirilmesiydi.
Bu talepte dikkate alınmadı! B2 ve D2 Türü yetki belgeli Uluslararası ve Yurtiçi tarifeli ve düzenli sefer yapan işletmelerin talepleri doğrultusunda sadece onların talepleri dikkate alınarak bir düzenleme yapılırsa büyük bir kargaşa ve kaos doğar en önemlisi de sektör nezdinde bakanlık güvenini kaybeder.
Sektörde endişeye sebep olur.

Sorunun temelinde D2 Yetki belgeli işletmelerin sayısının ve araç parkının çokluğudur. Zaten yurt genelinde âtıl kapasite var. Sıkıntının büyüğü burada. Yaklaşık sekiz dokuz aydır bu sektör kontak açmamış. Binlerce işsiz operasyon ve büro elemanı, emekçi şoför meslektaşlarımız var. Millet kan ağlıyor. İflaslar yaşanıyor belirsizlik sürerse çok daha mağduriyet yaşanacak. Siz Birileri çıkmış yangından mal kaçırır misali fırsattan istifade bu arada bir kapı açabilir miyiz derdinde!

Şehirler arası yolcu taşımacılarında akmasa bile damlıyor. Turizm ve Grup taşımaları tamamen durmuş. Siz hangi pastadan pay alacaksınız?
Salgın hastalığın Önümüzdeki Nisan ayına kadar tamamen bitmesi halinde, turizm’in kendini toplaması 2019 Rakamlarına ulaşması için işin uzmanları en az 5 yıl öngörüyorlar.
Yolcu taşımacılığında sadece B1,D1, B2,D2 Yetki belgesi yok ki, A1, A2, D3,D4 Ne olacak?
Onlarda birleştirme nasıl yapılacak A Belgeleri başlıca bir sorun zaten, D3 Birleşmez!
D4 Zaten sorunlu, Büyükşehir Kanunu ile büyük darbe yedi. O da birleştirilemez.
Veya iptal edilecek il Valilerine İl Trafik Komisyonlarına veya Büyükşehirler’de UKOME yetkisine ve kararlarına bırakılacak!

Geriye kaldı B1, B2, D1 D2 Türü yetki belgeleri. Bir de F belgeleri var.

Benim düşüncem bu iş oldu bittiye getirilmeden, enine boyuna tartışılarak, taşımacı açısından mağduriyet yaratmadan işletmelerin müktesep hakları korunarak aynı türde belgelerin birleştirilmesidir.

Bu durumdan en fazla rahatsız olacak kesim Turizm taşımacıları olacaktır.
Turizm taşımacılığı faaliyeti, ihtisas ve bilgi birikimi gerektirir. Bu işi yapan işletmelerin tamamı turizm taşımacılığına odaklanmış ve organizasyon yapılarını buna göre kurmuşlardır. Şehirler arası yolcu taşımacılığı sektörüne girmeleri söz konusu olamaz.
Dolayısıyla en fazla tepki bu kesimden gelecektir.
Bizim şehirler arası ve otogarla ne işimiz var diyeceklerdir.

Ancak yapılması istenen bu düzenlemelerin, Karayolu Yolcu taşımacılığı sektörünü rahatlatacağı özellikle şehirler arası tarifeli ve düzenli seferler yapan işletmelerin önünü açacağı işlerini arttıracağı düşüncesinde değilim.
Bu yol uzun yıllar önce denendi hatta anlı şanlı firmalar bu işe büyük yatırım ve reklamlarla girdiler ve hüsrana uğradılar.
Şehirler arası personeli, siz turizmde çalıştıramazsınız, çalıştırsanız da verim alamazsınız.
Ayrıca STK’lar açısından da bir iki sözüm var!
Temelinde Uluslararası ve Şehirler arası yolcu taşımacılarının kurmuş oldukları dernek ve Federasyonların altından zemin kaymak üzeredir hatta kaymıştır. Turizm taşımacıları işletme sayısı ve araç parkı büyüklüğü ile Şehirler arası otobüs işletmelerini, üçe beşe katlamışlardır. Sektörde daha fazla söz sahibi olmak istemektedirler. Temsilde ise oransızlık vardır. Açıkçası azınlığın çoğunluğa tahakkümü söz konusudur.
İşletme ve araç sayıları, bunu açıkça göstermektedir. Bu durumu gören bazı kesimler belge birleştirme ile bu durumu yok etme çabası içine girmiş olabilirler!

Belge birleştirme talebinin, kabul edilmesi halinde, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunun da ve yönetmelikte köklü bir değişikliğe sebep olacağı da dikkate alınmalıdır. Kanun meclisin işidir. Meclisten çıkacak sonucun lehimize mi aleyhimize mi olacağını şimdiden kestirmek zordur.
Ayrıca bu değişikliğin bazı kesimleri memnun etmeyeceği için hukuki süreçlerinin olacağını Danıştay’da Dava konusu olabileceğini şimdiden öngörmeliyiz.

Benim birinci önerim; Belge birleştirilmesinden önce yapılması gereken öncelikle yönetmeliğin, eşya ve yolcu olarak ayrılması iki ayrı yönetmelik olarak düzenlenmesidir.
Madem bir düzenleme yapılacak önceliğimiz bu olmalı bu konuda ısrarcı olunmalıdır.

İkinci önerim: B ve D Türü Yetki belgelerinin öncelikle kendi içinde birleştirilmesidir.

Üçüncü Önerim: A Belgeleri tamamen kaldırılmalıdır. B ve D türü Yetki belgeli işletmelere Yurtiçi ve Uluslararası yolcu taşıma hakkının verilmesidir.

(Otomobillerin A belgesi iptal edilerek B ve D Yetki belgelerine kayıt edilebilmesi bazı sakıncalar doğurabilir taşımanın bir bölümü mücavir alan içinde olduğundan ve Belediyeleri, Turizmcileri, taksicileri ilgilendirdiği için sıkıntı yaratabilir, netameli bir konudur sektörce tartışılmalıdır.)

B türü yetki belgesi: Otomobil ve Otobüsle yurtiçi ve/veya uluslararası tarifeli, düzenli veya tarifesiz, grup yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir

D türü yetki belgesi: Otomobil ve Otobüsle tarifeli ve/veya tarifesiz yurtiçi, arızi,grup yolcu taşımacılığı yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir.

Seklinde düzenlenirse; B belgesi en üst belge olarak tanımlanmalıdır. B Türü Yetki belgesini alma şartları, özmal araç sayısı, sermaye yeterliliği, mevcut faaliyet gösteren işletmelerin müktesep hakları korunarak yükseltilirse sorun olmayacağı düşüncesindeyim.

Yetki belgelerinin yukarıdaki belirtilen şekilde birleştirilmesi halinde;
Yönetmelikte aşağıdaki hususların dikkate alınması ve yeni düzenleme yapılması şarttır.

Aksi taktirde belge birleştirmenin hiçbir anlamı olmaz şekilde kalır ve sektöre fayda sağlamaz.

  • Şehirler arası tarifeli ve düzenli seferlerde “Taşıma Hattı” esasına göre Yetki belgesi
    düzenlenmelidir.
  • Sınırsız hat ve sefer düzenleme yetkisi verilmemelidir.
  • Yolcu taşımacılığında atıl kapasite nedeniyle: Yetki belgelerini alma şartları, zorlaştırılmalıdır.
  • Sözleşmeli araç çalıştırma oranları arttırılmamalı;
  • İşletmelerin sorumlulukları ve yükümlülükleri yeniden düzenlenmelidir.
  • B ve D Türü yeni, yetki belgesi talepleri geçici süre durdurulmalıdır.
  • Sektöre yeni girişlerde ve mevcut işletmelerin yeni taşıma hattı talepleri U-ETDS sisteminde veriler Bakanlık tarafından dikkate alınmalı, Âtıl kapasite yaratılmamalı taşıma hatlarında, verimliğin ve doluluğun sağlanması esas kriter olmalıdır. Arz ve talep dengesi mutlaka gözetilmelidir.
  • Yurt içi tarifeli ve Düzenli seferlerde; Uluslararası tarifeli ve düzenli yolcu taşımacılığında olduğu gibi “Hat ve hatlar sefer sayıları, mevcut hatta çalışan otobüslerin doluluk oranları dikkate alınmalıdır.
    Yeni hat talebinde bulunan işletmenin öz mal ve sözleşmeli araç sayısı ile taşımayı sorunsuz,gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine bakılmalı ayrıca yolcu talebi ve talep edilen hatta otobüs arzına bakılarak izin verilmelidir.
  • Yetki belgeli işletmenin yetki belgesine kayıtlı yurtiçi tarifeli ve düzenli yolcu taşıma hattını, hattın faal ve çalışıyor olması şartıyla; Bakanlığın bilgisi ve oluru halinde; aynı türde bir başka yetki belgeli işletmeye devredebilmelidir.
  • Yurtiçi ve Uluslararası tarifeli ve düzenli seferlerde bakanlığın bilgisi izni şartıyla, ortak taşımaya, müsaade edilmelidir. Tarifeli ve düzenli seferlerde, işletmeler ortak sefer yapabilmeli ,ortak taşıma yapan işletmeler, kendi aralarında bilet ve resmi belge düzenleyebilmelidir.
  • Yetki Belgeli İşletmelere, Yurtiçi ve Uluslararası seferlerini bakanlığa önceden bilgi vermek ve izin alma şartıyla yetki belgelerindeki taşıma hattını ve/veya bazı seferlerini olağan üstü durumlar dışında, mevsimsel ve dönemsel olarak geçici durdurma izni verilmelidir.
  • Karayolu Yolcu taşımacılığında yukarıda saydığım hususlar dikkate alınmadan yapılacak belge birleştirmeleri sektörün önünü açmak yerine aksine kargaşa çıkarır. Ayrıca belge birleştirmeleri, Ulusal ve Uluslararası faaliyet gösteren büyük işletmelerin menfaatine, lokal ve küçük işletmelerin aleyhine olacağı aşikardır.

    Sonuç olarak sektörde belli bir süre sonrasında, (yönetmelikte verilecek geçiş ve uyum süreleri önemlidir) sektörde küçük işletmelerin birleşmesine değil, tekelleşmeye ve tröstleşmeye sebep olacağı şimdiden öngörülmelidir.

    Ayrıca yukarıda bahsettiğim “Otobüs ve Otokarlar ile Uluslararası Arızi Yolcu Taşımacılığı (INTERBUS) antlaşması” Bakanlığın gündemindedir.2018 Yılında sektör tarafından bu antlaşmanın taslak metninde belirttiğimiz çekincelerimiz dikkate alınmaz ve taslak metin aynen imzalanır ve yürürlüğe girerse, tüm Yolcu taşımacılar öncelikle Uluslararası taşımalardan başlayarak AB Ülkeleri taşımacılarının yani yabancı taşımacılarının taşeronu olur.

    Benim görüşüm bu antlaşma nedeniyle böyle bir talebin oluştuğunu da göz ardı etmemeliyiz. Ümit ediyorum sektördeki akil kişiler bu antlaşma taslak metnini iyi okumaları ve bu konuda ulusal yolcu taşımacılarını yakın gelecekte nelerin beklediğini konusunda sektörü aydınlatmalarıdır.
    Dolayısıyla belge birleştirilmesi ciddi olarak düşünülüyor ve bir çalışma yürütülüyorsa, Bakanlık, yolcu taşımacıları tarafından, haklı, haksız çok eleştirilecektir.
    Saygılarımla

    Nusret ERTÜRK


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close Bitnami banner
Bitnami