Bu Bir Hak Gaspıdır

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı Yönetmeliğin ilk adımlarını yerel yönetimlerden almaya başladık. BURULAŞ, Bursa’dan Sabiha Gökçen’e seferlere başladı. Biz yolcularımızın havayoluna gitmesine karşı değiliz. Bu konuda önemli adımlar atıldı. Havayolu taşımacılığımız dünya ile yarışır hale geldi. Çok önemli havaalanları yapıldı. Havayolu taşımacılığının önü açıldı. 
Ulaşım entegrasyonundan bahsetmek istiyorsak, entegrasyonun vazgeçilmez unsuru karayoludur. Uçaktan inen de, trenden inen de devamında otobüsle taşınıyor. Öyleyse sistemleri altyapıda ve işletmede bütünleşik şekilde planlamak gerekiyor. Otogarların yapımı ve işletimi de Bakanlık konusu olmalı. Madem belgeyi veriyor, o zaman yapım ve işletimine de müdahil olmalı. 
Yolcuyu otobüsçüye bıraksınlar 
Aynı Bakanlığın farklı birimlerinin aldığı kararlar bizi şaşırtıyor. Yerdeki yolcuyu havaya aldılar, buna saygımız var ama yerdeki yolcuyu da bıraksınlar biz taşıyalım. Bununla ilgili kararları biz verelim. İşi havacılık olan işletmeci, karayolu taşımacılığını düzenleyen bir konuma getiriliyor. Bu çok büyük haksızlık. 
Bir an önce düzeltilmeli 
Bu duruma, Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün acil olarak müdahale etmesi ve engellemesi gerekiyor. Havaalanı işletmecisi, terminal işletmecisi konumuna geliyor. Şimdi, onlar havaalanından yolcuyu otogara getirebilecek, biz havaalanına yolcu götüremeyeceğiz. Bu, ulaşımın önündeki en büyük engeldir. Bu kararın bir an önce düzeltilmesini istiyoruz.  
Kamu gücü ile özel sektörü ezmek 
Sayın Genel Müdürümüzden, Bakanımızdan, hatta gerekirse Başbakanımızdan rica ediyoruz; bizi bu kadar da hakir görmesinler. Belge almak ayrı bir konudur. Kamu gücünü kullanarak özel sektörü ezmek, hak gaspıdır. Bugün, Türkiye’de özel sektör mantığı ile bir ticaret yapılıyor, köprüler, otoyollar özelleştiriliyor, yerel yönetimler bizim ticaretimizi kamulaştırıyor. Otobüsçüyü birbirine düşüren kamudur. 
Bu çatışma birileri ile anlaşma yapıp, diğerlerini sokmama kararı ile çıkmıştır. Doğrusu, havaalanlarında bir terminal olması ve her otobüsçünün buraya girme imkanının verilmesidir. Böylece biz de belki uçak+otobüs bileti satabileceğiz. Otobüsçünün hakkı havaalanı işletmecisine veriliyor. 
Dönüşüm vizyonu 
Gelecek yıllarda, otobüs işletmeciliğinin yatırım gücünü yerel yönetimlerde, trende, raylı sistemlerde yeniden planlamak gerekiyor.  Geleceğin vizyonunu bugünden koymamız gerekiyor. Ulaşım artık orta ve kısa mesafelere çekilmiştir. Kamu taşımacılıktan çekilmeli ve özel sektör bunu yapmalı. 
Çok bilinenli denklem…
Son dönemde üzücü trafik kazaları yaşadık. Kazaların önlenmesi konusunda İçişleri Bakanlığı ile yürüttüğümüz bir Çalıştay süreci var, sonrasında bir sempozyum var. 2018 yılında bir şura yapılması gerekiyor. Bu konuda Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan trafik kazalarının önlenmesi için bir iradenin konulması gerekiyor.  Kazalar bilenmeyenli bir denklem değil, çok bilinenli bir denklem. Nasıl tedbir alınacağı bilinmeyen tarafı. Binlerce kitap var. Herkes her şeyi biliyor, ama çözüm sürecine taşımak için öncelikle bir eylem planı yapılması gerekiyor. 
Ehliyetli muavinler…
Kazaların en baş nedenlerinden birisi, insan kusurları. Dikkatsizlik, yorgunluk, eğitimsizlik, ağır çalışma koşulları, sektörün içinde bulunduğu sosyoekonomik travma, maliyetler çok arttı. Otobüsçü çaresiz. 3 şoför yerine tek şoför çalıştırmak zorunda kalıyor. Bunlar kabul edilebilir gelişmeler değil. Maalesef sektör, sosyoekonomik çöküntü içinde şoför yetiştiremiyor. Muavinler otobüsleri kullanmaya başlayacak, muavinler de otobüsleri devirecek.  Ben ehliyetli muavinler dönemi başladı, diyorum.  Otobüsçülerin, can ve mal taşıma sorumluluğunun bilincinde olması gerekiyor. Sürücülerin ekonomik koşullarının öncelikle iyileştirilmesi bir zorunluluk. 
Sosyo ekonomik sorun 
Firmalarımız sürücü bulamıyor. Bir kazada sürücünün yaşı 67. Konya’da meydana gelen kaza ise bir hayvanın yola çıkması ile yaşandı. Şimdi burada firmanın, otobüsün ne kusuru var? Hayvanların yola çıkmasını engelleyecek bir çitlemenin yapılması gerekiyor. Bu bir yol kusurudur aslında. Sürücülerimizin de tarım bölgesinden geçerken, çevre etkilerine daha dikkatli olmaları gerekiyor. Ancak bu kazada sürücü dinlenmiş bir durumda ve normal hızında. Aracın bütün tedbirleri alınmış,. Ölen 4 insan.  Otobüs sahibinin ve sürücünün suçu yok. Hayvanın yola çıkması ile olan bir kaza. Ulaşım yolları ile tarım yollarının aynı aks üzerinde olmasının yarattığı tehlikeleri önlemek gerekiyor. Hayatta kalmak piyango çıkması ile eşdeğer duruma geldi ülkemizde. Firmaların sürücü sağlığına dikkat etmesi şart.  
Sektör Meclisi gündemi 
Yönetmeliğin Bayramdan sonra yayınlanmasını bekliyoruz. Belge sayıları azalıyor. Çok fazla bir değişiklik yok. Ama bir kez daha uyarmak gerekiyor: Belge birleşmeleri mutlaka tarifeli ve tarifesiz şekilde olmalı. 
Sektör Meclisini daha aktif hale getirmek için Yolcu Taşımacılığı Konseyi’ni kuracağız. Daha sonra havacıların ve diğer taşıma modlarının temsilcilerinin yer alacağı bir yapıya doğru gideceğiz. Bu Bakanlık ve sektör arasında istediğimiz Danışma Kurulu için ilk adım olacak. ■
 
Mustafa YILDIRIM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close Bitnami banner
Bitnami